fbpx
Fenomen Prodüksiyon ve Organizasyon

Formula 1 Takımlarından Öğrenilecek Başarı Sırları

Netflix belgesel dizisi Formula 1: Drive to Survive, takımların, sürücülerin, pistteki zaferlerin ve trajedilerin hikayeleriyle Formula 1 izleyicilerini etkisi altına aldı. Aynı zamanda halihazırda var olan F1 takipçilerinin ötesinde yeni bir F1 izleyici kitlesi de yarattı. İçeriğin gücünü bir kere daha gördüğümüz bu yapım aynı zamanda bir takımın parçası olan veya takım yöneten herkes için dersler içeriyor. 

Formula 1 yarışları, tutkulu bir hayran kitlesine sahip bireysel bir spor gibi görünüyordu. Ancak tüm gürültü ve heyecanın altında, sürekli daha iyi olma çabasında, çok paydaşlı, veri ile yönetilen kuruluşlar var.

Formula 1 hakkında daha fazla şey öğrendikçe, F1 ve kurumsal takımların işleyişi konusunda paralellikler olduğunu görmek mümkün. Bu belgeseli izleyene kadar yüksek olasılıkla sürücüyü her zaman takımın kalbi olarak düşündük. Aslında sürücünün başarısı, mühendislerden pit takımına kadar tüm ekibinin kararlılığına bağlı. Aynı şekilde, bir CEO’nun başarısı tüm ekibinin gücünden ve desteğinden geliyor.

Kuruluşların tek bir amaç için uyumlu bir şekilde çalışması çok önemli. Formula 1 takımlarının hedefleri açık: yarışlar ve şampiyonluklar kazanmak. İş dünyasında rota her zaman çok açık değil. Ancak kurumsal hayatta da hedefler ne olursa olsun bitiş çizgisini geçmek için dönüm noktalarına ulaşmak gerekiyor.

Hata Kültürü

Formula 1 takımları her hafta bir yarış arabasının performansını iyileştirmek için çok sayıda değişiklik yapıyor. Arabalar aslında birer prototip ve kontrol başındaki ekip yarış sırasında bile aracın performansını artırmak için arabayı sürekli olarak gözlüyor ve ayarlamalar yapıyor. Bu ayarlamalar ise her zaman verilere dayanıyor. Başarının sırrı da bu durmayan gelişimde gizli.

Kurumlarda da karar verme süreçleri hızlandırmak ve temellendirmek için verileri kullanmak, süreci zorlaştırabilecek duygusal yaklaşımları ortadan kaldırıyor ve ekiplerin sonuçları iyileştiren eylemlere odaklanmasını sağlıyor. Karar mekanizmalarının temeline sadece veriyi koymak günümüzün hızlı ve değişken koşullarında her zaman yeterli olamayabilir. Böyle anlarda mutlaka iç görülere başvurmakta fayda var.

Sonuç olarak herkes hata yapar. Önemli olan bu hatayı yapan kişiyi veya takımı suçlamak yerine bu durumdan ders almak ve gerekli iyileştirmeler ile yola devam etmektir.

Başarıya Giden Yol

Yeterli olduğunuzu bilmek, başarıya ulaşmaya hazır olduğunuz anlamına gelmez. Doğal yetenek sadece bir araçtır, var olması en kolay olanıdır. Başarının sırrı konu olduğunda ise arzu da bir araçtır; öğrenme isteği de bir araçtır, başarısız olma cesareti de bir araçtır. Başarmak, bu araçları kullanmaya, bilgiyi kabul etmeye, değiştirilmesi gerekenleri değiştirmeye ve sizi zorlayan deneyimlere açık kalmaya hazır olmak demektir.

Formula 1’de başarı göstermek sürekli bilgi paylaşımına dayanır. Pistteki performans, tüm paketin, yani motor tasarımından aerodinamiğe, kurulumdan lastiklere birbiriyle ilişkisini gerektirir. Bu durum ancak tüm organizasyon için açık bir hedef olursa ve çeşitli kurumsal işlevler arasında açık bilgi paylaşımı olursa gerçekleşebilir.

Kurumlar tüm paydaşların beklentilerini yerine getirebilmek için hem iç hem de dış iletişimin önemine değer verir. Ayrıca, açık iletişim, kuruluş liderleri tarafından yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya ve yanlara doğru uygulanmalı ve herkese örnek olmalıdır.

“Deneyimin kısa yolu yoktur”- Lewis Hamilton

Bir Formula 1 sezonunda, bir sürücü pistte Dünya Şampiyonası puanları için toplamda yalnızca kırk veya elli saat yarışıyor. 300 km hızla rakiplerine karşı teker tekere giderken, hata payları da mikro ölçekte. Bu durumda zihinsel dayanıklılığı güçlendirmek için stratejiler geliştirmek başarının temel gerekliliklerindendir. Bazı teknikler diğerlerinden daha spesifiktir, ancak hepsi akademiden iş dünyasına kadar herhangi bir kariyer veya kişisel uğraş için kullanılabilir.

Mental olarak esnek ve dayanıklı olmak kolay bir yolculuk olmayabilir, ancak geceleri iyi uyuyabilmek, sağlıklı ilişkilere sahip olmak ve kendinizin en iyi versiyonu olmak anlamına geliyorsa elbette buna değer.